**
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin sanayi ürünlerinin “Made in EU” statüsüne alınması için yürütülen çalışmaların hız kazandığını duyurdu. Bolat, Brüksel’deki temasları kapsamında Avrupa Komisyonu İklim, Net Sıfır ve Temiz Büyümeden Sorumlu Üyesi Wopke Hoekstra ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından önemli açıklamalarda bulundu.
AB’nin Emisyon Ticaret Sistemi ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe gireceğini hatırlatan Bolat, bu konudaki görüşmelerin oldukça verimli geçtiğini belirtti. Geçtiğimiz yıl Temmuz ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen iklim değişikliği yasası ile ilgili gelişmelere de değinen Bolat, bu yasanın gerekliliklerini yerine getirmeye başladıklarını ifade etti.
Bolat, özellikle dış ticaretin uyumu ve ihracatın olumsuz etkilenmemesi adına AB’deki karbonsuzlaşma çabalarına sanayilerin uyum sağlaması gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile iş birliği içinde bir çalışma grubu kurulduğunu ve bu grubun şimdiye kadar dört kez toplandığını açıkladı.
AB ile yapılan görüşmelerde ortak bir anlayış sağlandığını kaydeden Bolat, Türkiye’nin beklentilerini de dile getirdiklerini belirtti. Ayrıca, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) hakkında da bilgi veren Bolat, AB Komisyonu’nun Türkiye’nin organizasyonunu takdir ettiğini söyledi.
Türkiye-AB ilişkilerini güçlendiren bir diğer unsur ise Gümrük Birliği’nin modernizasyonu. 1963’te imzalanan Ankara Anlaşması ve 1996’da yürürlüğe giren Gümrük Birliği ile iki taraf arasındaki ekonomik entegrasyonun arttığını dile getiren Bolat, Türkiye-AB ticaretinin Gümrük Birliği döneminde 9 kat artarak 233 milyar dolara ulaştığını belirtti.
Bakan Bolat, AB’nin Türkiye’nin ihracatında yüzde 43, ithalatında ise yüzde 32 paya sahip olduğunu vurguladı. Ayrıca, Türkiye’ye gelen 289 milyar dolarlık yabancı doğrudan yatırımın yaklaşık yüzde 70’inin AB ülkelerinden geldiği ve bunun Türkiye’nin istihdamına 1,2 milyon kişilik katkı sağladığını belirtti.
Sonuç olarak, Türkiye’nin AB ile olan ticaret ilişkileri, karşılıklı fayda sağlayacak şekilde derinleşmeye devam ediyor ve bu süreçte önemli adımlar atılmakta.