Kapalıçarşı soruşturmasında iddianame hazır! Detaylar ortaya çıktı

Img

Başsavcılığın iddianamesinde, 36’sı firari, 134’ü tutuklu 504 şüpheliden firari Türker Ak’ın suç örgütü elebaşı, tutuklu şüpheli Murat Dönmezoğlu’nun ise örgüt yöneticisi olduğu belirtildi. Bu şüpheliler hakkında, “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” ve “zincirleme şekilde suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından 15’er yıldan 34’er yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi.

KAPALIÇARŞI SORUŞTURMASINDA 504 ŞÜPHELİYE İDDİANAME

Diğer şüphelilerin de “örgütlü olarak suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

İddianamede, Forex yatırım dolandırıcılığı faaliyetleri çerçevesinde Türker Ak ve Murat Dönmezoğlu’nun elebaşılığını yaptığı örgütün, suç gelirlerini akladığına dair Mali Suçları Araştırma Kurulunun (MASAK) tespitleri doğrultusunda daha önce İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldığına dikkati çekildi.

MASAK raporuna göre suçun münferit organizasyon olmadığı aktarılan iddianamede, Türkiye genelinde işlenen Forex yatırım dolandırıcılığı, yasa dışı bahis faaliyetleri ve çeşitli nitelikli dolandırıcılık suçlarından elde edilen gelirlerin profesyonel bir aklama sistemi vasıtasıyla finansal sisteme dahil edildiğinin belirlendiği vurgulandı.

İddianamede, MASAK raporunda, suç gelirlerinin özellikle Kapalıçarşı’da faaliyet gösteren bazı döviz istasyonları aracılığıyla aklandığının açık şekilde ortaya konulması üzerine, daha önce haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen Faik Özbey ve Venüs Döviz yetkilileri yönünden verilen takipsizlik kararının kaldırılarak soruşturmaya devam edildiği kaydedildi.

Bu dolandırıcılık yöntemine ilişkin Türkiye genelinde başsavcılıklar tarafından 1112 iddianame hazırlandığı belirtilen iddianamede, “Burada izahı gerçekleştirilen tek bir örneğin işlendiği yöntemle binlerce kişinin mağdur/müşteki konumunda dolandırıldığı görülecektir.” ifadesi kullanıldı.

İddianamede, “Söz konusu dosyalar değerlendirildiğinde, yalnızca belirli bir dolandırıcılık yönteminden oluşmadığı, aksine bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle gerçekleştirilen ve çok sayıda farklı nitelikli dolandırıcılık yönteminin aynı finansal yapı içerisinde suç geliri ürettiği, dosya kapsamındaki müşteki beyanları, banka kayıtları, MASAK analizleri, GSM verileri, dijital materyaller ve şirket hareketleri birlikte değerlendirildiğinde, suçtan elde edilen gelirlerin farklı yöntemlerle temin edilmesine rağmen ortak bir finansal dolaşım sistemi içerisine dahil edildiği” değerlendirmesi yapıldı.

DOLANDIRICILIK YÖNTEMLERİ

İncelenen dosyalarda müştekilerin farklı hileli senaryolar kullanılarak yönlendirildikleri, bazı müştekilerin internet ortamında yayımlanan araç, villa, bungalov kiralama, telefon ve elektronik ürün satışı içerikli sahte ilanlar üzerinden yönlendirildikleri kaydedilen iddianamede, bazı olaylarda TOGG ön sipariş sistemi, BİMCELL ödeme ekranı, araç sigortası yenileme sistemi, GSM operatörü ödeme ekranları, kurumsal firma internet siteleri ve benzeri dijital platformların klonlanması suretiyle oluşturulan sahte ara yüzlerin kullanıldığı aktarıldı.

İddianamede ayrıca, bazı dosyalarda müştekilerin yatırım danışmanı, banka görevlisi, polis memuru, savcılık personeli, marka tescil yetkilisi, sigorta temsilcisi, kripto platform temsilcisi veya resmi kurum görevlisi görüntüsü verilen kişilerce yönlendirildiği, bazı dosyalarda ise sosyal medya hesaplarının ele geçirilmesi, evden çalışma ve kazanç sistemi kurulması, çekiliş, ödül ve iş vaadiyle müştekilerin iradelerinin sakatlandığı belirtildi.

Soruşturma konusu yapının yalnızca belirli suç türüne hizmet eden geçici bir organizasyon olmadığı ifade edilen iddianamede, başlangıçta oluşturulan şirketler, banka hesapları, elektronik para kuruluşları, muhasebe sistemi ve finansal kontrol mekanizmaları sayesinde farklı suç türlerinden elde edilen gelirleri kabul edebilen, yönetebilen ve yönlendirebilen profesyonel bir finansal organizasyon olduğu kaydedildi.

İddianamede, başlangıçta sınırlı kapsamda faaliyet gösteren sistemin zamanla büyüdüğü, özellikle yasa dışı bahis faaliyetlerinden elde edilen gelirler ile ülke genelinde gerçekleştirilen yatırım ve forex dolandırıcılıklarından kaynaklanan suç gelirlerinin de bu yapıya dahil edilmesiyle işlem hacminin ve organizasyonel kapasitenin önemli ölçüde arttığı aktarıldı.

Örgütün yalnızca şirket kurmakla yetinmediği, bu şirketleri kullanacak insan kaynağını da sistematik şekilde oluşturduğu vurgulanan iddianamede, yapılan incelemelerde şirket sahibi yapılacak kişilerin çoğunlukla ekonomik durumu zayıf, iş arayan, yakın çevreden veya arkadaşlık ilişkileri üzerinden ulaşılan kişiler arasından seçildiği ifade edildi.

İddianamede, suç örgütünün başlangıçta sınırlı sayıdaki kişi ve şirket üzerinden faaliyet gösterirken zaman içerisinde şirket sahibi yapılacak kişilerin sistematik şekilde temin edilmesi, yeni şirketlerin kurulması, muhasebe ve finansal kontrol mekanizmalarının oluşturulması ve örgüt yöneticileri arasında iş bölümü tesis edilmesi suretiyle büyüdüğü tespitine yer verildi.

Başsavcılık, iddianameyi İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderdi.

 

Source

yok

Author: Ece Doğan